ÇÖKÜŞ...




Hüsran ve üzüntünün yoğunluğu beklentiler ile belirlenir.Beklentileriniz ne kadar yükselirse hüsrana uğrama şansızlığınız da o oranda artar.Eğer bir iş hakkında hiçbir bilginiz yoksa ne hedefleriniz doğru belirlenir,ne planlama süreciniz doğru işler,ne de beklentilerinizin seviyesini olması gereken bir yere oturtabilirsiniz.

Beşiktaşın son 10 yıldaki Avrupa karnesine bir göz atalım:

2000 - 2001 Sezonu:Teknik direktör Nevio Scala.Levski Sofia(1-0/1-1) ve Lokomotif Moskova(3-0/3-1) geçiliyor ve şampiyonlar ligine kalınıyor.Efsane Barcelona maçı,İnönü'deki Leeds beraberliği ile 4puan ve -13averaj ile grup sonunculuğu...

2002 - 2003 Sezonu:Teknik direktör Mircea Lucescu.Sarajevo(2-2/5-0),Alaves(1-1/1-0),D.Kiev(3-1/0-0),Slavia Prag(0-1/4-2) elenerek Uefa kupasında çeyrek finale ulaşılıyor ve Lazio'ya 2 maçta da mağlup olunarak(0-1/1-2) avrupa kupalarındaki en başarılı sezon geçiriliyor...

2003 - 2004 Sezonu:Teknik direktör Mircea Lucescu.Şampiyonlar liginde Chelsea(2-0/0-2), Sparta Prag(1-2/1-0),Lazio(0-2/1-1) takımları arasından 3.olarak Uefa kupasına devam ediliyor ve 3.turda kupayı kazanacak olan Valencia'ya(2-3/0-2) eleniliyor...

2004 - 2005 Sezonu:Teknik direktör Vicente Del Bosque.Ön elemede Bodo Glimt(1-1/1-0) geçilerek Uefa gruplarına kalınıyor.A.Bilbao(3-1),Parma(2-3),Steaua Bükreş(1-2) ve Standart Liege(1-1) maçlarında toplanılan 4 puanla Uefa kupasına veda ediliyor...

2005 - 2006 Sezonu:Teknik direktör Rıza Çalımbay.Ön elemelerde Vaduz(1-0/5-1) ve Malmö(0-1/4-1) eleniyor Uefa'da 2.kez gruplara kalınıyor.Bolton(1-1),Sevilla(0-3),Zenit(1-1) ve Vitoria Guimares(3-1) maçları sonunda yine 4.olunarak Avrupa'ya veda ediliyor...

2006 - 2007 Sezonu:Teknik direktör Jean Tigan.Uefa kupasında CSKA Sofia(2-0/2-2) geçilerek gruplara kalınıyor.Gruplarda Tottenham(0-2),Dinamo Bükreş(1-2),B.Leverkusen(1-2) ve Club Brugge(2-1) arasından sıyrılamayan Beşiktaş yine gruplardan çıkamıyor...

2007 - 2008 Sezonu:Teknik direktör Ertuğrul Sağlam.Şampiyonlar Ligi önelemesinde Sheriff Tiraspol(1-0/3-0) ve Zürich(1-1/2-0) takımlarını eleyip gruplara kalan Beşiktaş gruplarda Liverpool(2-1/0-8),Porto(0-1/0-2),Marsilya(0-2/2-1) takımlarının ardından 4.olarak Avrupa'ya bir kez daha Mart ayını göremeden veda ediliyor...

2008 - 2009 Sezonu:Teknik direktör Ertuğrul Sağlam.Uefa Kupasında ön elemede Siroki Brijeg(2-1/4-0) geçiliyor ancak Metalist Kharkiv(1-0/1-4) faciası engellenemiyor...

2009 - 2010 Sezonu:Teknik direktör Mustafa Denizli.Şampiyonlar ligine direkt katılan Beşiktaş M.United(1-0/0-1),Wolfsburg(0-0/0-3) ve CSKA Moskova(1-2/1-2) takımlarının ardından yine sonuncu olarak Avrupa kupalarına erken veda ediyor...

Ve dün akşam...Son 10 yılda Avrupa'da hiçbir varlık gösteremeyen bir takımı Dublin'e götürenler,D.Kiev'i geçip CARLOS TEVEZ'i,DAVİD SİLVA'yı,YAYA TOURE'yi İnönü'ye getirenler dün akşam büyük bir şok yaşadılar.Dünya klübü olmaya çalışan Beşiktaş'a bunun yıldız oyuncu transferi ile olmayacağı gerçeğini,D.Kiev kendini hiç de sıkmadan gösterdi.

Taktiksel açıdan hiçbirşey söylemeye gerek yok çünkü dün akşamki maç tamamen psikolojik bir çöküştü.Takım sezona hücum futbolu mantalitesi ile başladı.Önde oynamaya çalışılıyor,defans çizgi halinde hareket etmeye çalışıyor,çok pas yaparak topa sahip olma isteği ağır basıyordu.Bu sistem şimdiye kadar Beşiktaş'ın hiç alışık olmadığı bir sistemdi.Zamana ihtiyaç vardı.Ancak gelen 1-2 kötü sonuç ve yenilen birbirinin kopyası goller sabır eşiğini aşağıya çekti.Yine herkes futbol profösörü kesildi,ÇİZGİ DEFANS,OFSAYT TAKTİĞİ,2ÖNLİBERO,3LÜ ORTASAHA,TABATA,HOLOSKO,ZAPO derken SCHUSTER'in sezon başında oynatmak istediği sistemden geriye ne savunma,ne hücum,ne organizasyon,ne de iştah kaldı.

Peki bu senaryoda Schuster'in hiç mi suçu yok?Umursamaz tavırları,saçma sapan açıklamaları,özveri eksikliği vb...Kriz ortamındaki liderliği hiç de umut verici değil.Ancak bu durum bile Schuster'in en büyük suçlu olarak gösterilmesine neden değil...

Çok önemli birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum.Futbol şube sorumlumuz Serdal bey acaba transfer yaparken SİMAO ve Q7 nin aynı tip oyuncu olduğunu,eğer bir takımda Q7 varsa SİMAO'nun saha içinde atıl olarak kalabileceğini,SİMAO yerine sert,süratli ve gol koklayan bir ters kanat oyuncusunun daha verimli olabileceğini düşünmüş müdür?Ya da takımın mutlak bir sonvuruş ustasına ihtiyacı varken HUGO ALMEİDA tercihinin yanlış olabileceğini?Ya da sezon başında artık yetersizliği apaçık belli olan,futbol oynayamadığını anlamaya başladığından sağa sola saldıran,hatta kendiyle bile kavga eden DELİBO'yu YUSUF kardeşi ile birlikte nazikçe kulüpten göndermeyi?Yine karşımıza planlama hatası çıkıyor ve elimizde Luce gibi mevcutlardan en iyiyi çıkarabilen bir deha olmadığı için Schuster topun ağzında.Keşke bu planlamayı zamanında yapmayıp da,dünya klubü olmayı 2-3 tane yıldız almak zannedenler topun ağzında olsa...



Umarım hiç değinmediğim MALİ facia ile birlikte son hız devam eden bu ÇÖKÜŞ çok uzun sürmez.Şu anda gerçekten ne istediğimi tam olarak bilmiyorum,haftasonu İNÖNÜ'de 2 hafta sonra unutulacak güzel bir galibiyet mi yoksa takımın önümüzdeki 10 yılını kurtaracak bir okkalı bir mağlubiyet mi?Ancak RAFA'yı ikna edebileceklerse,bol gollü bir mağlubiyete dahi razıyım...